17 Ekim 2010 Pazar

Ulupelit Köyü - Şile






Avcuna konan üç beş şekeri yemeye doyamaz ya insan, işte öyle tarifi imkansız bir kaçıştı bu sefer ki. Gökyüzüne baktığında sol taraftan yükselen uçaklar, sana o hep içinde yaşadığın keşmekeşi hatırlatsa da soluduğun hava dahil her şey dünyanın en güzel ülkesinde olduğunu haykırıyor. Fransız tarzı yemekler, ingiliz eli değmiş mobilyalar, iştah açıcı renkler, huzurla ve çıkarsızca gülümseyen yüzler.. Hem de elini uzatsan erişebileceğin uzaklıkta.. Şile - Ulupelit Köyü, Lavanda Boutique Otel sizleri bekliyor..

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Corletto - İtalya












İtalya'nın güneyindeki Napoli şehrine yaklaşık 2.5 saatlik mesafede bir kasaba. Yaşlılar hep sokaklarda, kimisi birbirine motif gösteriyor, kimi geçmişini düşünüyor uzaklara dalmış.. Bir hayvan müzesi var kasabada, çok ilgileniyorlar orasıyla. İnsanlar sıcak, güzel.. Kim bilir bundan sonra kimin yolu düşer oraya, köhne kalmış yerlerden zira..

12 Haziran 2010 Cumartesi

Subaşı Köyü



Yalova ile Karamürsel arasında bir belde.. Hala köy deme alışkanlığındayım, evet benim köyüm orası, havası başka, suyu başka.. Başını sokacağın bir ev, çıtır çıtır yanan bir soba, bütün kötülüklerden saklanabileceğin bir sığınak.. Gidip görülesi, öpüp koklanası..

Bir-Nokta




Geçtiğimiz aylarda, pazar günleri Galatasaray Lisesi'nin sokağında Garaj İstanbul'un hemen üstündeki apartmanda kurulan bir sanat pazarını ziyaret ettim. Önümüzdeki sene kaçırmamanızı tavsiye ederim, gördüğünüz fotoğrafları çekmem için ilham verdi..

26 Mart 2010 Cuma

Heybeli Ada - Hüseyin Rahmi Gürpınar




Burgaz Ada - Sait Faik Abasıyanık



Santral İstanbul






İstanbul'un köhne kalmış yerlerinde müthiş bi zenginlik.. Gidip görülesi, sömürülesi.. Bi bakınsan etrafına daha neler göreceksin.. Ne etkinlikler, ne kurslar.. Hadi bahar geldi, kaldır at kendini sokağa..

21 Mart 2010 Pazar

Bulgar Kilisesi - Demir Kilise




Efendim rivayete göre; her milletin bağımsızlık için ayağa kalktığı dönemde, Bulgarlar da padişaha bu yöndeki taleplerini bildirmişler, bir kilise yaptırmak istediklerini söylemişler, padişah da "nasılsa yetiştiremezler" deyip, "bir ay içinde yaptınız yaptınız aksi takdirde suskunluğunuzu sürdüreceksiniz" muadili bir ferman salık vermiş.. Velhasıl Bulgarlar da en hızlı dökme demirden yapılabileceğine karar verip, gemilerle demir blokları İstanbul'a getirmek sureti ile bu yapıyı inşa etmişler..

Fener Rum Patrikhanesi





Kariye Müzesi






Müze esasında bir kilisedir. Kilisenin içinde, o kadar da iç bunaltıcı olmayan ikonalar var. Eğer bilgili bir rehber ile giderseniz, dinlerken keyif alacağınıza inanıyorum..